Bir tarafta Fenerbahçe gibi 100 milyon Euro'luk bir bütçe, futbolcularının aldığı milyon euro'luk kontratlar, hep destek tam destek diyen milyonlarca taraftar, diğer taraftan Young Boys mütevazı bir takım olmakla birlikte futbolun güzelliklerini ortaya koymaya çalışan orta sınıf bir takım. Orta sınıf futbol takımı dediysek de Avrupa mantalitesi olunca takır takır top oynayan profesyonel bir takım karşımıza çıkıyor. Herkes gerekli profesyonel çabayı ve özvereyi gösterince ortaya zevkle oynayan, güzel futbol çabasında bir takım ortaya çıkıyor. Bir taraftar daha başka ne ister ki. Şampiyonluk mu yalan, taraftar formasını terletecek canını dişine takacak, özveriyle oynayan, tribünlere hoş futbol gösterisi yapacak takım sevdasında.
Demek ki sadece stad yapmakla, tesis yapmakla, her sene bir sürü düşünmeden izlemeden yapılan transferlerle olmuyor bu işler. Bu lafı söylerken iyi niyetle söylüyorum. Keşke diyorum hep...
Her şey var para sorunu yok, tesis sorunu yok, taraftar sorunu yok, destek sorunu yok ama mantalite olayı bitiriyor
Sadece Fenerbahçe değil ki bütün takımlarda neredeyse aynı sorun var. Hep gelip geçici çözümlerle ilerlemeyi düşünüyoruz.
Senelerdir Fenerbahçe her sezona başlarken bir transfer keşmekeşliği yaşıyor. Şampiyonlar ligi oynuyorsunuz, lig başlayacak hala takımınızda santraforunuz yok. Hoş Fenerbahçe'nin santrafor sorunu artık kabak tadı vermeye başladı. Kezman, Anelka, Guiza, Deivid adını unuttuğum bir kaç futbolcu. Muhtemelen gelecek santraforda da aynı sorun olacak. Gazetelerde Gyan adı geçiyor. Dünya kupasından önce adı fazla duyulmayan şimdi ise 17 milyon euro bonservisi olan bir futbolcu. İyi futbolcu olabilir ama daha önce görülemedi mi ?
Harcanılacak milyonca euro ne için Süper lig için mi ?
Aykut Kocaman maalesef ilk başarısızlığını yaşamıştır. Eğer yeni gelmiş olsaydı anlardım ama sen eğer bir senedir takımın başındaysan, ne etliye ne sütlüye karışmadan rahatça gözlemleme fırsatın varken neden önceden bir planın yoktu. Fenerbahçe şampiyonluğu kaybettiğinde kimse Daum'la beraber Aykut'u tefeye koymadı. Üstelik teknik direktör oldu. Bu zaman zarfında takımın için iyi bir gelecek ve plan hazırlamalıydın. Teknik direktör olup olmaması da önemli değildi zaten futbolun patronuydu. Adı üstünde direktör.
Üstelik Akut Kocaman'la sezon başlamadan maalesef disiplin sorunları da ayyuka çıktı. Antreman sırasında taraftarla problem yaşayan Emre antremanı yarıda kesti. Geri dönmesini isteyen Aykut Kocaman'a rağmen Emre antremanı terketti. Daha ilk günlerinde otoritesi yıkılan teknik direktör. Gurbet kupası sırasında Selçuk Şahin hekeme çelme atıp kırmızı kart gören Selçuk Şahin. Young Boys ilk maçında topu yere fırlatıp kırmızı kart gören Kazım, son maçta süpermen uçuşuyla Stoch. İşi şimdiden zorlaşan Aykut Kocaman.
Takımın disiplinsiz amatör zihniyete sahip olduğu apaçık. Kesinlike radikal kararlar gerekiyor. Zaten takımın çoğunluğu disiplinsizliklerle nam salmış Brezilyalı olunca çık işin içinden. Brezilyalı futbolcular zaten disiplinli ve profesyonel olsalar dünyanın en önemli futbol ülkesi İngiltere'de top oynarlardı. Baktığınızda bir elin parmaklarını geçmiyor.
Fenerbahçe kesinlike bir devrim yapmak zorunda. Bu nu ilk başta yönetimle yapmalı. Takıma yeni bir heyecan vermeli. Başta Brezilya ve Latin Amerika futbolcu mantalitesinden hemen sıyrılmalı. Aklıma gelmişken çok beğendiğim bir futbolcu olmasına rağmen takımın en önemli maçında olmayan bir Lugano var. Semih maalesef artık bu takımdan gitmeli ki hem bu Semih için de iyi olacaktır.
Ne kadar iyi futbolcu olurlarsa olsunlar Avrupa mantalitesine sahip futbolcu başkadır. Geç kalsalarda iyi bir scout ekibi kurulsun bir futbolcuya 20 milyon euro verileceğine o parayla tüm Türkiye ve Dünya taranabilir.
Dünya kulübü olmak istiyorsunuz önümüzde ki yılların planlarını şimdiden yapmak zorundasınız. Gelip geçiçi çözümlerle olmuyor bu işler.
Anlayacağınız bu da gol değil...



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder