Futbolumuzun (M)arka Değeri
Yer İngiltere Londra 2010, bir Premier Lig maçı, takımlar Londra Belediyespor-Sunderland, tribünlerde yaklaşık 20 kişi.
Sizce böyle bir sahnenin İngiltere'de olma olasılığı nedir ? Ve ya Almanya, İspanya, Polonya, Macaristan vs...
Münih Belediyesi Sular İdaresi Spor, Barcelona Belediye Spor, Napoli Belediyesi Gaz İşletmeleri Spor, Prag Belediyesi Otobüs İşletmeleri Spor...
Böyle bir şeyi hayal etmekte bile zorlanıyor insan.
Sonlarına Türkçe eklediğim için itici gelse de en azından böyle bir şeyi görmemiz ne kadar olası. Tribünler bomboş, zevksiz, tatsız, tuzsuz maçlar. Bir de dünyanın her tarafına maçlarını servis eden, canlı yayınlatan bir lig için düşünülemez bir olay.
Senelerdir Türk futbolunun marka değeri, marka değeri diye yırtınırken, ligimizin sadece yayın gelirinin 300 milyon dolarlık bir bütçeye sahipken, biz bu sahneleri yaşamaya devam edeceğiz.
Ana görevleri altyapı hizmetleri olan belediyelerin, profesyonel liglerde bir takıma sahip olması anlaşılır bir şey değil. Garip olanın benimsenmiş olması ve kimsenin ses çıkarmaması. Zaten diğer takım yöneticilerinin ses çıkarmasını beklemek fazla iyimser bir davranış olacaktır. Herhangi bir konuda belediyeleri karşısına almayı kimse istemez. Eninde sonunda belediye ile ruhsat vb. konularda karşılaşmak olası bir sonuç.
Aslında bu sorunu güzel bir uygulama ile çözmek olası. TFF öncülüğünde Türkiye Belediye Futbol Ligi kurmak. Hali hazırda Süper lig, Bank Asya, 2.lig, 3.Lig içinde en az 18 takım rahat bulunur. Sponsor bulmakta hiç bir zorluk yaşanmaz. Su borusu firmaları, Plastik firmaları, alt yapı inşaat şirketleri, Otobüs üreten firmalar vb. pek çok sektörden sponsorlar bulunur. Belediyelerin özellikle siyasi tarafının önde olması dolayısıyla seyirci sıkıntısı yaşanmaz. Akp'li İstanbul Belediye Spor, Chp'li İzmir Belediye Spor maçları Süper Lig'e kıyasla çok ilgi göreceği kesindir.
Bu bir öneridir. Gol olur, olmaz bilinmez.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder